9 Kasım 2012 Cuma

0-36 AY ÇOCUĞUNUN TUVALET VE TEMİZLİK EĞİTİMİ

 Çocuğun Temizliği

Beden ve ruh sağlığı açısından sağlıklı bir çocuk istiyorsak, çocuğun temizliğine önem
vermemiz gerekir.

Beden Sağlığı Yönünden

Temizlik hastalıklardan korunmanın ilk koşuludur. Bu sebeple temiz tutulan bir çocuk
kolay kolay hasta olmaz. Banyo bir egzersizdir. Temiz tutulan çocuğun derisi de temizdir.
Deri solunumu kolay olur, ter ve yağ bezleri vücuttaki zararlı maddeleri dışarı atarlar.
Böylece beden sağlığı da korunmuş olur.



Ruh Sağlığı Yönünden

Temiz çocuğu herkes sever. Temiz vücut ruhsal yönden de arı durumdadır. ”Temizlik
ruhun aynasıdır “sözü de bunu anlatmaktadır.
Temiz tutulan bir çocuk, aynı zamanda iyi bir alışkanlık alıyor demektir. Çocuğun
aldığı bu alışkanlık, hayatının sonuna kadar devam eder ve onun beden ve ruhsal yönden de
sağlıklı olmasını sağlar.

Deri Temizliği ve Banyo

Banyolar bebeğin gelişmesi, iştahının artması, uykusunun düzelmesi gibi
yararlarından dolayı temizlenme amacından daha da önemlidir.
Bebeğin ilk banyosu ancak göbek düştükten sonra, göbek yarası iyileşince
yapılmalıdır. Bebeğin vücudunu deri enfeksiyonlarından ve pişikten korumak için yumuşak
bir bez, sabunlu suda ıslatılır ve bebeğin vücudu bu bezle silinir. Silme sırasında cildi tahriş
etmemeye ve sabun kalıntısı bırakmamaya özen gösterilmelidir.
Genel olarak, banyo günde bir defa yapılır. Eğer hava çok sıcaksa, ikinci bir banyo
rahatlıkla yaptırılabilir. Ortalama banyo süresi 5 dakika olmalı, 5-10 dakikayı geçmemelidir.
Hasta çocuklara banyo yaptırılmaz. Örneğin egzamalı çocukta su ve sabun hastalığı azdırır.
Günlük program yapılırken, bebeğin banyo saati saptanmalıdır. Banyo saati her gün
aynı saatte yapılmalıdır. Bebeğin banyosu mutlaka beslenmeden önce yaptırılmalıdır.
Böylece bebeğin kusması ve kusmuğunun akciğerlere kaçması engellenmiş olur.

Bebeğin Banyosu için Gerekli Olan Malzemeler

*Bebeğin sığacağı bir kap ya da küvet, bebeğin üzerine yatırılacağı ağ veya file
*Yıkama suyunun depolandığı bir kova
*Suyu dökmek için bir kap
*Havlu (bebeği kavrayabilecek büyüklükte)
*Yumuşak bir lif
*Bebek şampuanı
*Bebek sabunu
*Temiz giysiler



Banyo yaparken sudaki oyuncaklar bebeği mutlu eder

Bebeğe Banyo Yaptırırken Dikkat Edilecek Hususlar Şunlardır:

*Banyo suyunun sıcaklığı dirsek veya banyo termometresiyle ölçülür. Banyo
suyunun sıcaklığı 36-37 derece olmalıdır. Bu, dirseği yakmayan sıcaklıktır.
*Banyo yapılan odanın sıcaklığı ise 22-25 derece olmalıdır.
*Bebeği korkutmamak için önce bebeğin ayakları, daha sonra da vücudu küvetin
içine sokulur. Böylece bebek suya alıştırılmış olur.
*Daha sonra bebek filenin üzerine yatırılır ve yumuşak bir lifle vücudu
sabunlanır (Anne sol eliyle bebeği tutar, sağ eliyle suyu döker).Su dökerek
durulandıktan sonra saçları ıslatılarak başı şampuanlanır. Ancak başını geriye
atarak, yüzüne su dökmemeye çalışılmalıdır. Çünkü bebeklerin çoğu, bundan
hoşlanmaz. Hoşlarına gitmeyen bu kadar küçük bir şey yüzünden banyodan
nefret eder ve korkarlar.
*Bebek yatırılır ve kurulanır (kurulama işinde öncelikle koltuk altları, kasıklar,
ense ve makat iyice kurulanmalıdır)
*Bebeğe banyo yaptırırken, kurularken ve giydirirken onunla sürekli
konuşulmalıdır. Ayrıca sözsüz, sakin bir müzik dinletmenin banyo saatini daha
zevkli, sakinleştirici ve haz verici bir yaşantıya dönüştürecektir.
*Yıkanan bebek büyük bir havluya sarılarak kurulanır, giydirilir, karnı doyurulur.
*Bebek banyodan sonra iyi korunmalıdır.


Yüz Temizliği

*Günlük temizlik, banyo hariç günde 1-2 defa yapılır. Yüz, mermer şahiden
yapılmış bir bezle silinir. Bunun için bez yumuşak bir sabunla sabunlanır.
*Bebeğin gözleri çapaklandığında steril bir gazlı bezi, kaynatılıp ısıtılmış su ile
ıslatarak içten dışa doğru bastırmadan silinmelidir. Her defasında başka bir gazlı
bez kullanılmalı ve silerken geriye dönülmemelidir.
*Bebeğin kulağına, su kaçmaması için korumaya gerek yoktur. Aksine dış kulak
yolunda biriken kirleri atabilmesi için ıslanması gerekir. Kulakların dış kısmı,
ince bir tülbent ıslatılarak silinir. Sık yıkanan bebeklerde kirler de akacağı için
kulak kiri pek görülmez.
*Burnu tıkanmadığı takdirde hiçbir şey yapmaya gerek yoktur. Ancak burun
atığı, görünür duruma geldiğinde bir temizleme çubuğu ile hafifçe alınabilir.
Bebeğin kulağına, kesinlikle temizleme çubuğu sokulmamalıdır.
*Bebeğin ağzında pamukçuk oluşmaması için meme başı, biberon ve emziğin
temizliğine dikkat edilmelidir. Pamukçuk oluşursa bebek derhal doktora
götürülmelidir.
Pamukçuk: Bazı mantarların, ağız içinde oluşturduğu bir enfeksiyondur. Bazen
emmeyi ya da yemek yemeği engelleyecek kadar acı verebilir. Karbonatlı su (1 çay bardağı
suya, 1 çay kaşığı karbonat ) temiz bir gazlı beze dökülür ve bununla ağız içi silinir. Annenin
meme başlarında mantar enfeksiyonu varsa doktorun önerdiği kremler kullanılmalıdır.
Emzik ve biberonlar kaynatılmalıdır.


El Temizliği

Bebeğin tırnakları uyurken kesilmelidir. Çünkü uyurken bebeğin tırnakları daha rahat
kesilir. Tırnaklar haftada 1-2 defa banyodan önce kesilmelidir. Tırnakların altında mikroplar
kolayca ürer ve bebeğe zarar verirler. Bebeğin tırnakları çok yumuşaktır ancak uzadığında
kendisine zarar verebilir. Bu yüzden bir bebek tırnak makasıyla, uzadıkça kesilmelidir. El
tırnakları, yarım ay şeklinde kesilmelidir. Bebeğin tırnakları kesildikten sonra silinmelidir.
İlk haftalarda bebeğe eldiven giydirilebilir. Çünkü bebekler, tırnakları ile yüzünü gözünü
yırtabilirler. Fakat bebeğin çevresindeki şeyleri, dokunarak hissetmesi için uzun süre eldiven
giydirilmemelidir.
Çevredeki insanlar bebeği severken genelde bebeğin ellerine dokunurlar. Mikroplarda
en kolay bu yolla bulaşır. Çünkü bebek sık sık elleriyle gözlerini ovuşturur ve parmaklarını
ağzına sokar. Bu yüzden her gün yeni bir bezle bebeğin elleri sabunlanıp durulanmalıdır.
Eller açılarak kıvrımları ve parmak araları dikkatle temizlenmelidir. Sokakta ve acil
durumlarda ıslak mendilleri kullanmak gerekir.


Ayak Temizliği

Temiz bir pamukla ayak parmak araları iyice temizlenmeli ve bebek losyonu ile
nemlendirilmelidir. Bebeğin ayak tırnakları, düz hat şeklinde kesilmelidir. Ayak tırnakları
yarım ay şeklinde kesilirse batık tırnaklar meydana gelebilir. Bebeğin tırnakları kesildikten
sonra silinmelidir.


Ayakkabı Seçimi

Ev ayakkabısı olarak hafif, deriden yapılmış sandaletler seçilmelidir. İki yaşındaki
bir çocuğun yürümeyi öğrenmesi henüz tamamlanmamıştır. Ayağa uymayan bir ayakkabı,
çocuğun henüz yumuşak olan ayak kemiklerini, sonradan düzeltilemeyecek şekilde bozar.
İlk yürüme ayakkabısının derisi biraz sert olmalı. Topuğu desteklemeli ve tabanı esnek
olmalıdır. Ayak bileğinin hareketini engelleyen ve yürümeyi güçleştiren ayakkabı ve
botlardan uzak durulmalıdır. Büyük ayakkabılar, yürümeyi zorlaştıracağı için seçilen
ayakkabı, ayağa tam gelmelidir. Çocuğa ayakkabı alınırken ayak uzunluğu satıcı tarafından
ölçülmelidir. Baş parmak ile ayakkabının burnu arasında 0.5-1.25 cm genişlikte olmalıdır.
Ayakkabının burnu dar olmamalı, bebeğin parmaklarının sığabileceği genişlikte olmalıdır.
Resim 5.2: İlk yürüme ayakkabısının derisi biraz sert olmalıdır


Saç Temizliği

Yeni doğan bebeğin saçları genellikle azdır. Olan saçları da dökülür, yerine yeni
saçlar çıkar. Her banyoda yıkanır ve taranır. Bazı çocukların saçlarında, Konak ve kepek
dediğimiz pullanmalar oluşur. Bunu önlemek için saça banyo öncesi zeytinyağı sürüp
fırçalamak iyi gelir. Doktor önerisine göre, ilaç ve çeşitli şampuanlar kullanılabilir. Günlük
temizlik, saç diplerini temiz ve konaksız tutar.


Ağız-Diş Temizliği

Dişlerin gelişmesi doğum öncesinde başlar. Olgunlaşmasını tamamlamış dişler,
doğumdan sonra, belirli bir sıra diş etlerini delerek çıkar. Dişlerin çıkması sırasında bazı
çocuklarda birkaç gün kuru öksürük, uyku bozukluğu, huzursuzluk ve hafif ateş görülebilir.
Diş çıkarma zamanında bireysel farklılıklar görülür. Bebek 6-8 aylıkken, (İlk dişleri ağzında
görülmeye başladığında) temizleme işlemi başlamalıdır.
Sabah kahvaltı sonrası ve akşam yatmadan önce, dişleri (en azından çiğneme
yüzeylerini) temiz bir tülbentle ya da gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur.
Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2-2,5
yaşında) başlanması uygundur.
Okul öncesi çocuklarda, diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu
yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diş
fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzeylerini fırçalarlar. Oysa
çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzeylerini çok iyi temizlemek gerekir. Bu nedenle
çocuk, dişlerini fırçaladıktan sonra Anne-Baba dişleri kontrol etmelidir.
 Çocuk için İdeal Diş Fırçası ve Macunu Nasıl Olmalıdır?
Çocuğun ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş
fırçaları kullanılmalıdır. Sert fırçalar dişleri aşındıracağı için kullanımı uygun değildir.
Eskimiş bir süpürgeyle süpürme işlemi nasıl yapılmazsa, eski bir fırçayla da dişler
fırçalanmaz. Fırça kılları aşınır aşınmaz (ortalama 6 ay) mutlaka değiştirilmelidir. Bebeklik
döneminde ve 2 yaşına kadar olan çocuklarda diş macunu kullanımı önerilmez. Diş macunu
kullanımına 2 yaşından sonra başlanmalıdır. Sabah kahvaltı sonrası ve gece yatmadan önce,
sadece üçer dakikalık etkili fırçalama işlemi yeterlidir. Pek çok iyi alışkanlık gibi, diş
fırçalama alışkanlığı da çocukluk döneminde kazanılır.


Tuvalet Eğitimi

Tuvalet Alışkanlığı

Tuvalet ve temizlik alışkanlığı insanın sağlıklı yaşamında son derece önemli rol
oynar. Bu alışkanlıkların olumlu bir biçimde kazanılması da çocuğun ilk temizlik
gereksinimlerini karşılamasında aldığı izlenimlerle ilgilidir. Yine bu alışkanlığın
kazanılmasında olgunlaşmanın rolü büyüktür. Normal bir çocuk ikinci yaşa doğru
böbreklerini kontrol etmeyi yani kaslarını kontrol etmeyi öğrenebilir.
Eğer çocuk 20 aylık olduysa tuvalet eğitimine başlamak için yeterli olgunluğa
ulaştığını düşünebiliriz. Buna rağmen bazı çocuklar, bu olgunluğa 18. ayda, bazıları da 24.
ayda ulaşabilirler.
Bu eğitim süresince, çocuğa baskı yapılmamalıdır. Sevecen bir tutum ve düzen içinde
yürütülen bir kararlılıkla alışkanlığın yerleşmesi sağlanabilir. Çocuk dışkılama eylemine
özendirilmelidir. Erken aylarda, ayıplayıcı sert bir tutum içinde ele alınan tuvalet eğitiminin,
çocuğun kişilik yapısını olumsuz etkilediği bilinmektedir.
*Çocuğun Tuvalet Eğitimine Hazır Olduğunu Gösteren Bazı İşaretler
*Uykudan kuru kalkabiliyor ve gün içinde 2 saat kuru kalabiliyorsa,
*Büyükler gibi tuvalete gitme isteğini belirtiyorsa,
*Altını ıslattığında utanıyorsa,
*Islak, kuru, lazımlık vs. gibi tek sözcüklük ifadeler kullanabiliyorsa
çocuk, tuvalet eğitimine hazır demektir.
*Çocuğun Altını Islatmasının sebepleri
Çocukların 4-5 yaşına kadar, gece altını ıslatmaları normaldir. Bundan sonra da gece
işemeleri sürerse nedenini araştırmak gerekir. Bir doktora baş vurarak doğuştan bozukluk ya
da idrar yollarında iltihap gibi bir hastalık olup olmadığı araştırılmalıdır. Eğer araştırma
sonucu, herhangi bir hastalık bulunmazsa, şunlar çocuğun altını ıslatma nedeni olabilir:
*Tuvalet eğitiminde hatalı tutumlar, altını ıslatma nedeni olabilir.
Özellikle, tuvalet eğitimine erken başlanması ve çocuğun bu işteki
başarısızlığa takılıp kalması rol oynar.
*Çocuğun idrar kaçırmasına aşırı tepki gösterilmesi de başarısızlık
korkusuyla gece altını ıslatmaya neden olabilir.
*Aşırı disiplin altındaki ve sıkıntılı çocuklarda idrar kesesi kasılır ve
tutabileceği idrar miktarı azalır. Bu da idrar kaçırmayı kolaylaştırır.
*Yeni bir kardeşin doğması, çocuğun ilgiyi tekrar üzerine toplayabilmek
için kardeşine özenerek, altını ıslatmasına neden olur.
*Bir süre hastahanede kalma, anneden ayrılma, yuva veya okuldaki stresler
de gece altını ıslatma nedenlerindendir.
*Tuvalet Eğitiminde;
*Çocuk, tuvalete doğru yaklaşma davranışından, tuvalete girişine kadar bütün
olumlu davranışlarda adım adım ödüllendirilmelidir.
*Tuvalet eğitimi süresince çok sabırlı ve sakin olmalıdır. Çocuk, idrar ve
gaitasını yaptığı zaman bunun pis kokulu bir şey olduğunun hoşnutsuzluğu
ona hissettirilmemeli, azarlanmamalıdır. Bunun fizyolojik bir olay olduğu
çocuğa hissettirilmelidir.
*Çocuk tuvaletini yaptıktan sonra duyulan memnuniyet söylenmeli ve
alkışlanmalıdır. Çocuğun tuvalete gittiği ve tuvalet eğitimini kazandığı;
çocuğun yanında aile bireylerine anlatılarak, çocuk övülmelidir.
*Çocuğun, özellikle uyku saatinden hemen önce ve dinlenme saatinde
tuvalete gitmesi ve bu davranışı, belirli sıklıklarla tekrarlaması
sağlanmalıdır.
Tuvalet alışkanlığını kolay kazanabilmesi için tuvalet kapısı açık bırakılmalıdır.
Çocuğun, arkadaşını tuvalette gözlemesi, kendisinden de beklenen bu davranışı daha kolay
öğrenmesini sağlayacaktır.
Çocuklara tuvaletten çıkarken su dökmeyi, ellerini sabunla yıkamayı öğretmek;
tuvalet eğitiminin bir parçasıdır. Bu nedenle, üzerinde önemle durulmalıdır.



Tuvalet eğitimi süresince, çocuğa baskı yapılmamalıdır.

Peri-Anal Bölge Temizliği

Lokal temizliğin en önemli kısmını teşkil eder. Kız ve erkek çocuklarında ayrı önemi
vardır.
Kızlarda dış üretim organları, ilk aylarda henüz gelişmediğinden, açık durumdadır.
Temizlik yapılırken daima önden arkaya, yani makata doğru silinmelidir. Burasının kaka ile
kirlenmemesine dikkat edilmelidir. Zira kakadan bulaşan mikroplar, buradan idrar yollarına
girer ve iltihaplanmalara neden olur. Bebeğin pişik olmaması için sık aralıklarla bezi kontrol
edilmelidir. Mümkünse hazır bez kullanılmalıdır. Eğer kumaş bez kullanılıyorsa mutlaka
kaynatılmalı, iyice durulanmalı, açık havada havalandırılmalı ve ütülenmelidir. Silme bezi
olarak pamuk ve ıslak mendiller kullanılabilir. Eğer ıslak mendil kullanılıyorsa alkolsüz
olmasına dikkat edilmelidir. Bebek kakasını yaptığında, mümkünse yıkanmalı ve iyice
kurulanmalıdır. Yıkamak mümkün değilse defalarca silinmelidir.
Erkek çocuklarda da bu bölgenin temizliği önemlidir. Erkek üretim organı doğumda
bir deri ile kaplıdır. Buna sünnet derisi denir. Bazen sünnet derisinin iç kısmı doğuştan
dardır. Bebek idrarını güçlükle yapar ve hatta uç kısım idrarla şişer, kızarır. Böyle
durumlarda, çocuğun yaşına bakılmaksızın sünnet yapılır. Bacak aralarında pişikler de çok
görülen durumdur. Buna, idrar, kaka, bezlerdeki sabun artıkları ve deterjanlar neden olur.
Islak bezler, çocuğun üzerinde uzun süre kalırsa bazı mikroplar, idrardaki üre denilen
maddeden amonyak yaparlar. Pişiklere bu amonyak neden olmaktadır. Bezler vaktinden
önce değiştirilir, sabunla yıkanıp iyice durulanırsa pişik görülmez. Pişiklerde kortizon
merhemler yararlı olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder